Anasayfa
Hakkımda
Arşivler
Ebru Demir
Sen yeter ki hep ümit et, hayat döner sana...!
Gönül Sultanlığı
Temmuz
22
-Elif, niye ağlıyorsun? Ne oldu, gel anlat bakalım.
-Rüyamda...
-Evet, korktun mu, ne oldu?
-Hı hı! Ama öyle değil..
-Nasıl? Haydi ama anlatsana.
-İnsanlar… çocuklar, kadınlar, askerler... (ve hıçkırıkları artar) ama onlar ölüyorlardı. Kanlar, hem de çok... kesiyorlardı, pis düşmanlar!
-Tamam canım. Gel kucağıma bakalım. Ağlama artık, silelim gözyaşlarını. Onlara yardım etmek ister misin? Elif, bir yandan gözlerini ovuştururken diğer yandan bu sorunun üzerine hem heyecanla, hem de sevinçli olarak atıldı:
-Eveet! Tabii isterim. Ama nasıl? Hem, hem ben ne yapabilirim ki?
-Bak canım, sana anlatmıştım ya! Burası imtihan dünyası diye. Onlar şimdi imtihan oluyorlar; zorlu bir sınavdalar. İnşaallah, kazanıyorlar ve kazanacaklar. Onlara şu anda en büyük desteği sen verebilirsin. Elif iyice heyecanlanmıştı.
-Ama nasıl?
-Şimdi bütün içtenliğinle minik avuçlarını açacaksın, tamam mı? Sonra gerçekten inanarak yalvaracaksın dua dua... O masum halinle, her şeyin sahibi ve engin rahmet sahibi olan Rabbimize dua edeceksin, oldu mu? Bu fikre oldukça sevinmişti. Ne de olsa uzakta da olsa yakında hissettiği kardeşlerine yardım edecekti. Yüzünde tebessüm gülleri açıverdi birden. Zafer kazanmış bir kumandan edasıyla tebessüm ediyordu. Sonra müteşekkir bir ifadeyle, kendisine hep birşeyler anlatan Gönül ablasına sordu:
-Bana güzel bir şey anlatır mısın? Ama içinde kan olmasın, hem nefrette olmasın!
Gönül abla bu isteğe oldukça sevinmişti doğrusu. Elif gelmeden önce düşünceler alemine dalmış, iyice coşmuştu. O da biriyle paylaşmak istiyordu duygularını. Gülümseyerek, anlatmaya başladı; önce bir soru sordu:
-Elif, "gönül sultanlığı"nı duydun mu, daha önce?
-Hayır. Neresi orası? Haydi, haydi anlatsana!
-Dinle bak! "Gönül Sultanlığı" diye bir diyar varmış. O kadar güzelmiş ki... Çünkü Güzeller Güzeli o diyara bütün güzelliğiyle tecelli buyurmuş! Kuşlar gökyüzünde uçarlarken, kanatları ile sevginin resmini çizerlermiş, kağıt gibi bulutlara. En güzel bestelerini şakırlarmış, hem de sevgi dolu bir tonda, bütün dinleyenlere. Çiçekler her an buse kondururlarmış kendilerine bakanlara; tebessümlerini güzel kokularıyla yayarlarmış etrafa. Kendilerine bahşedilen sevgi ve güzelliği renkleriyle nakşederlermiş yeryüzüne. Onlara bakanlar coşarlarmış ve şükrederlermiş, sahiplerine. Ağaçlar ve incecik dalcıklar cömertlikle hediyeler sunarlarmış herkese; tadı güzel, rengi güzel ve kokuları güzel hediyeler. Güneş adeta, sevginin kaynağı imiş; ay ve yıldızlar da bu müthiş destanın kelimecikleri imiş. Tüm güçlerini...
-"Gönül abla!" çığlığıyla birden irkildi Gönül abla.
-Ne oldu, Elif? Neden bağırdın öyle? Yoksa sevmedin mi "gönül sultanlığı"nı?
-Hayır, sevdim, çok sevdim. Orası çok güzelmiş. Şey diyecektim... biz de oraya gidebilir miyiz ki?
-Canım benim! Hayır, ama orayı buraya getirebiliriz.
-Nasıl?
-"Gönül Sultanlığı"nı iyice anlayıp, özümseyip oradaki gibi sevgi dolu olursak, bizim dünyamız da orası gibi olur.
-O zaman biz de öyle yapalım. Oldu mu?
Yorumlar (0)
İsim:
E-posta:
E-posta gizli kalacak.
Website:
Website örneği
Yorumunuz:
Ebru Demir'den
Hayata Dair
Umut Tükenmez
Kendini Unutma
Kanseri Yen
Videolar
Resimler
Fıkralar
Sizden Gelenler
Bahar aşk mevsimi midir?
Sınav
Gönül Sultanlığı
20 Dolarlık Vakit
Bitmeyecek bir sevdam var!
Vakit Yüzleşme Zamanı
Evet veya hayır
Yok, köprü taşıyordum, mazotum bitti.
Elimden geldiği kadar hızlı gelmeye çalıştım..
Ödünç bir günü yaşıyor olsaydın...