İnsanın kendisi hakkında bir şeyler yazması ne kadarda zormuş. Aslında o kadar çok şey var ki yazmam gereken hangisinden başlamalıyım bilemiyorum.
İsterseniz bu sitenin kuruluşunu anlatim. Bu sitenin kuruluş amacı, elimizden geldiğince insanlara umut aşılamak, hayattan bir ümidi olmayan yada yaşadıkları yüzünden hayata küsmüş, kırılmış, hastalıklarını sorun eden insanları düşünerek yapalım dedik. En önemlisi de hayatın ne kadar değerli olduğunu ne olursa olsun hayattan vazgeçmemeleri gerektiğini anlatmak istedik. Bu sitenin yapımından sadece ben sorumlu değilim, benim kadar bir çok emeği olan KAZIM AYDIN ’nı unutmamak gerek. Aslında bu fikir ikimizden çıktı, iyi ki de böyle güzel bir düşünce çıkmış ortaya...
Elimden geldiğince kendim hakkında yazmak istiyorum. Belki fark etmişinizdir, eğer sitemizi dolaştıysanız elimizden geldiğince kanser hakkında da bilgi verdik Türkiye’ ve Dünya’da o kadar çok kanser hastası var ki, ya da çevremiz de...
Ben kısa olarak anlatmak istiyorum kendi yaşadıklarımı size; ben tedavi görüyorum 2 sene evvel ameliyat oldum, kitle alındı. O zaman 19 yaşındaydım doktorların bile yaşamaz dediği, hayatı dolu dolu yaşayan bir genç kızdım. 2 ay kaldım hastanede inanın o 2 ay icinde hiçbir zaman ümitsiz olmadım, her zaman ümit ettim. Hastaneden çıkınca yapacaklarımın listesini hazırladım, çünkü ben yaşamalıydım, kendi kendime destek verdim. Hastalıklar bizler için yeter ki siz yeneceğinize inanın.Yaşama umudunuzu yitirmeyin.İşte ben böyle yaparak hayata döndüm, şuanda 21 yaşındayım evet çok gencim ama hayat beni o kadar olgunlaştırdı ki anlatamam.2 sene boyunca da onkolojide tedavi gördüm,onlar ilgilendiler sağ olsunlar.
Her şey bitti dediğim de ne yazık ki geçen ay tekrar kistler bulundu bende, hastalığı yenmiştim ama ne yazık ki kendimle yeterince ilgilenememiştim o yüzdende karaciğerim de kistler bulundu.
Şuanda araştırılıyor nasıl tedavi yapacaklar bilmiyorum ama ben gene umudumu yitirmiyorum, çünkü hayatı seviyorum, yaşamayı seviyorum, dostlarımı, ailemi, arkadaşlarımı seviyorum. Onlar için bu hastalığı yeneceğimi biliyorum ama ilk önce kendim için yeneceğim.
Her şey moralle başlar o yüzden çevrenizde sizi mutlu edecek size destek olacak insanlarla vakit geçirmeye çalışın. Sizi üzen sizi kıran insanları düşünmeyin bile, unutmayın stres,üzüntü hastalıkların başıdır.
İşte ben hayatın ne kadar değerli, yaşamanın ne kadar vazgeçilmez olduğunu bilen biriyim. Bu hayatta ne olursa olsun, en kötü olayların bile başımızdan geçmiş olmasına rağmen, yüzümüzden gülümsemenin eksik olmaması gerektiğini biliyorum.
Lütfen sizde ne olursa olsun gülümsemeyi unutmayın, hayat size hep güzellikler sunsun…
Sizde bize yollayın yaşama sebebinizi, hastalıkları nasıl yendiğinizi, bizimle paylaşın. Belki de sizin hikayelerinizle yaşama dönecek insanlar vardır...
Bana buradan ulaşabilirsiniz : ebru@ebrudemir.com